Yorum yapılmamış

Uzayda yaşayabilen dünyanın en dayanıklı canlısının zayıf noktası bulundu: Tardigradların (su ayıları) gizemi hakkında yeni keşif

uzayda-yasayabilen-dunyanin-en-dayanikli-canlisinin-zayif-noktasi-bulundu:-tardigradlarin-(su-ayilari)-gizemi-hakkinda-yeni-kesif

Polonyalı bilim insanları uzayda yaşayabilen, yıllarca susuz ve oksijensiz kalsa dahi kaldığı yerden hayatına devam eden tardigradlar (su ayıları) hakkında şaşırtıcı bir keşif yaptı. Dünyadanun en dayanıklı canlıları olarak bilinen bu mikroskobik hayvanların zayıf noktası açıkladı.

Tardigradlar, dünyadaki en yok edilemez yaşam formlarından biri olarak biliniyorlar. Ancak, bilim insanları, bu mikroskobik canlılarının salyangoz mukusuna maruz kaldıklarında boğulduklarını keşfetti.
Su ayıları olarak da bilinen 0,1 ile 1 milimetre uzunluğundaki sekiz bacaklı hayvanlar, diğer yaşam biçimlerinin çoğunu öldürecek olan  uzay da dahil olmak üzere aşırı ortamlarda yaşayabiliyorlar.
Ancak çok küçük oldukları için kendi başlarına çok kısa bir mesafe yürüyebiliyorlar. Bunun yanı sıra küçük pençeleri olan tırtıllara ve tahta bitlerine benzer bir anatomiye sahip olan tardigradlar, aktif olarak yaşamak için suya ihtiyaç duyuyorlar.
Bununla birlikte, su tekrar mevcut olana kadar yılla boyunca  neredeyse tamamen dehidrasyonu tolere edebildikleri bir anhidrobiyoz durumuna girebilyorlar.  Bu yetenek, onların zorlu koşullarda hayatta kalmalarını sağlayan birçok özellikten birini oluşturuyor. Tardigradlar dayanıklı yapan diğer özellikleri arasında ise birkaç yıl boyunca buzda donarak oksijensiz olarak hayatta kalabilmeleri bulunuyor.
Ancak, Polonya’daki Adam Mickiewicz Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, tardigradların olası zayıf noktalarını bulduklarını söyledi: salyangoz mukusu.
Zofia Ksiazkiewicz ve Milena Roszkowska, petri kaplarına birkaç tardigrad yerleştirdi ve ardından onları susuz bırakarak koruyucu anhidrobiyoz durumlarına girmelerini sağladı. Yedi günden sonra, iki araştırmacı kaplara salyangoz ekledi ve onları tardigradların üzerinde sürünerek mukuslarını bulaştırmaları için bir dakika orada bıraktı.
Salyangozlar daha sonra, araştırmacılar tardigradları yeniden sulandırmadan ve üç ve 24 saatlik aralıklarla herhangi bir hareket belirtisi izlemeden önce çıkarıldı.
Scientific Reports adlı bilimsel dergide yayımlanan çalışmanın yazarlar, salyangoz mukusuna maruz kalmayan tardigradların  yüzde 98’inin hayatta kaldığını, buna karşılık mukus bulaşan hayvanların yalnızca  yüzde 34’ünün hayatta kaldığını buldu.
Ayrı bir deneyde ise  Ksiazkiewicz ve Roszkowska salyangozların tardigradları yeni ortamlara taşıyıp taşımayacağını görmek istedi. Birçok küçük hayvan, daha büyük, daha hareketli bir canlının vücuduna yapışarak uzun mesafeler kat edebilir, ancak bu tür davranışlar tardigradlarda hiç gözlenmediği için ekip, bu konuyu incelemeye karar verdi.
Bilim insanları tardigradları, etraflarını çevreleyen bir bariyeri kendi başlarına geçip geçemeyeceklerini görmek için bir kutunun ortasına yerleştirildi. Daha sonra kutuya birkaç salyangoz eklendi. Bilim insanları, yalnız bırakılan tardigratların bariyerin dışına çıkamadıklarını, ancak salyangozlarına yapıştıklarında önemli ölçüde hareket ettiklerini buldu. Bu nedenle uzmanlar, kara salyangozlarının tardigradların yeni ortamlara transferine yardımcı olabileceğine inandıklarını açıkladı.
Araştırmacılar, bu açıdan salyangozların tardigradlara yardımcı olabileceği, fakat hayatta kalma şanslarını azaltarak onları olumsuz etkileyebileceği sonucuna vardı.
Diğer taraftan, çalışmanın yazarları bu durumun yeni bir alanda bir popülasyon oluşturmak açısından önemli olmadığını vurguladı.
Tardigradların aseksüel olarak üreyebildiğini belirten araştıramacılar, yolculuk esnasında yalnızca birinin hayatta kalmasının yeni bir popülasyon oluşması için yeterli olduğunu açıkladı. Bu durum ise salyangoz yolculuğunun, tardigradların yeni yaşam alanlarını doldurması için hala geçerli bir araç olabileceği anlamına geliyor.
Bu Haberleri Kaçırmayın
Menü